Site Loader

Sosyal bilimlerden söz edilirken bir paradigmadan da söz etmek, akademik dünyada bir düstur haline gelmi?tir. Bu a?amada paradigman?n tan?m? da en az paradigman?n kendine has özellikleri kadar önemlidir. ?lk kez Thomas S. Kuhn, 1962 y?l?nda yazd??? Bilimsel Devrimlerin Yap?s? isimli eserinde farkl? bilimsel yakla??mlar? ifade etmek için paradigma kavram?n? kullanm??t?r. Paradigma, esas ya da öncül prensiplerle ilgilenen temel inanç (ya da metafizik) olarak görülebilir. Benimseyen ki?i için dünyan?n do?as?n? tan?mlayan bir dünya görü?ünü temsil eder (Guba & Lincoln, 1994). Paradigmay? bir bütün haline getiren üç boyuttan söz edebiliriz, bunlar ontolojik, epistemolojik ve metodolojik boyutlard?r. Ontoloji gerçeklik ile, epistemoloji bilgi ile ve metodoloji ise bilginin nas?l elde edilebilece?i ile ilgili olup bir paradigman?n yap?s?n? olu?tururlar. Paradigman?n, ara?t?rman?n gidi?at?n? ve temel esaslar?n? belirleyen bir pusula oldu?u da söylenebilir. Sosyal bilimlerin tarihine bak?ld???nda birbirinden oldukça farkl?, ancak bir o kadar da zengin ve alan? besleyen paradigmalardan söz etmenin mümkün oldu?u gözlemlenebilir. Bu paradigmalara bakt???m?zda kar??m?za s?kl?kla pozitivist, post-pozitivist, ele?tirel ve konstrüktivist paradigma ç?kar. Ontolojik, epistemolojik ve metodolojik olarak birbirinden kimi zaman çok keskin çizgilerle ayr?lan ve farkl? sorulara yan?t veren bu paradigmalar?n her birinin alana k?ymetli katk?lar?n?n oldu?u da yads?namaz. Söz konusu farkl?l?klara de?inmeden önce paradigmalar?n kendine has özelliklerinden ve bunlara yönelik ele?tirilerden bahsetmek isterim.
“Hakim bak??” olarak da nitelendirilen pozitivizm terimi, pozitif ve sosyal bilimlerde biçimsel söyleme 400 y?l boyunca yön vermi?tir (Guba & Lincoln, 1994). Pozitivist paradigma Ayd?nlanma Dönemi’nin etkisi ile ?ekillenen ilk paradigmad?r (Ar?, Armutlu, Tosuno?lu, & Toy, 2009). Dolay?s?yla Ayd?nlanma Dönemi’ne hakim olan rasyonel dü?ünce ve insan akl?n?n rasyonelli?i ilkeleri, pozitivist paradigman?n bel kemi?ini olu?turur. Pozitivist paradigma ara?t?rma hipotezini do?rulamaya ve sonuçlar? matematiksel birer formül halinde kaydetmeyi düstur edinmi? bir paradigma iken postpozitivist paradigma ise, hipotezi yanl??lama yöntemini seçen bir paradigmad?r. Ayn? dönemde deney ve gözleme atfedilen önem sebebiyle pozitif bilimlerin de yükseli?inden söz edilebilir. Bu dönemde edebiyata bakarsak ?ayet eserlerde güçlü bir realizm ve psikolojik çözümleme hakimdir. Dolay?s?yla pozitivizmin, dönemin ruhunu da özümseyen do?al bir sonuç oldu?u da iddia edilebilir.
Pozitivizme ve pozitivist ontolojiye göre, bilginin de?eri bir konuya getirdi?i çözüm ?????nda de?il, kendi içinde ne derece tutarl? oldu?u ve ne ölçüde deneyle do?rulanabilir oldu?u ile belirlenir. Bu a?amada sosyal bilimler gibi toplumsal, gözlenebilse dahi deneyle incelenip do?rulanamayan, deney yap?lsa dahi birey faktöründen ötürü tümevar?ma elveri?li olmayan bir bilim alan?, pozitivizmin s?n?rl?l???nda gezinmektedir. ?eylerin bilgisi geleneksel olarak zaman ve ba?lamdan muaf, baz?lar? neden-etki yasalar? halini alan genellemeler ?eklinde özetlenmi?tir (Guba & Lincoln, 1994, s. 109). Zaman ve ba?lamdan yoksun olma hali, tarihselli?i ve yorumsamay? göz ard? etmesi sebebiyle sosyal bilimler aç?s?ndan büyük bir eksikliktir. Pozitivist paradigma, sistemleri; hiyerar?ik bir düzende s?ralanan, parçalar? aras?nda birbiri ile nedensellik ili?kisi bulunan, genellemeler ve yasalar arac?l???yla davran??lar? kestirilebilen yani mekanize bir evreni olu?turan unsurlar olarak aç?klamaktad?r (Ar?, Armutlu, Tosuno?lu, & Toy, 2009, s. 117).
Epistemolojik aç?dan bakt???m?zda ise pozitivist paradigma, deneye tabi olabilen, bilinebilir ve do?rulanabilir bilginin hakikat oldu?unu iddia eder. Dolay?s?yla olgusal olmayan herhangi bir bilgi türünü metafizik olarak isimlendirmeye bir meyil gözlemlenebilir. Pozitivizme göre do?a yasalar?n? ve önceden var olan örüntüleri ke?fetmeye çal??an ara?t?rmac?, gözlenenden kesin s?n?rlar ile ayr?lm?? olup tamam?yla nesneldir, çünkü bilim her türlü de?erden ba??ms?z var olan gerçekli?i anlamaya çal??maktad?r (Ar?, Armutlu, Tosuno?lu, & Toy, 2009, s. 117). Dolay?s?yla pozitivizm bir taraftan da d??sal bir bak?? ile bilimi ve insan? iki keskin uca sürekler; insan tabiat?n? ve faktörünü ara?t?rman?n nesnelli?i ba?lam?nda bir öncül olarak ele almaz. Çünkü bu paradigmada gerçeklik nomotetiktir ve ampirik olarak bellidir. Öte yandan pozitivist paradigma insan davran??lar?n? toplumun, kurumlar?n ve yap?n?n belirledi?ini öne süren deterministik bir bak?? aç?s? ile ele al?r. Bundan hareketle bilgi üretim sürecinde de?er yarg?lar?n?n hesaba kat?lmad???n? söylemek de mümkündür.
Metodolojik aç?dan ise pozitivist paradigma öncelikli olarak nicel ara?t?rma yöntemlerini bilgi üretiminde merkezi bir konuma yerle?tirir. Pozitivist ara?t?rmac?larca s?kl?kla kullan?lan metodolojiler do?rulay?c? analizi, nomotetik deneyleri, nicel analizleri, laboratuvar deneylerini ve tümdengelimi içerir (Aliyu, Bello, Kasim, & Martin, 2014, s. 82). Pozitivist paradigmada, dolay?s?yla, tümdengelim yapan, kuramlar? do?rulama amac? güden bir ara?t?rma sürecinden söz edilebilir.  Bunun yan? s?ra, insan faktörünü ele almad??? için, pozitivist paradigma herhangi bir yorumsamac? ya da diyalektik yakla??ma yana?maz. Bundan hareketle sosyal bilimler çerçevesinden bak?ld???nda, özellikle toplum, kültür ve birey ile ilgili ara?t?rmalarda pozitivist paradigman?n nispeten daha az kullan??s?z oldu?u iddia edilebilir. Zira insan?n merkezi konuma al?nd??? sosyal bilimlerde, insan faktörü pozitivist paradigmada oldu?u gibi çevresel bir konumda ele al?namayaca?? için nitel ara?t?rma yöntemlerine ihtiyaç duyulur. Ayn? ?ekilde pragmatist bir duru? ile sosyal bilimlere ili?kin ara?t?rmalarda nitel ve nicel yöntemler iç içe kullan?labilir.
Postpozitivist paradigma, pozitivist paradigmaya bir ele?tiri olarak do?mu?tur. Gözlemcinin di?er bir ifade ile ara?t?rmac?n?n ara?t?rma sürecindeki etkisi ve nesnelli?inin sorgulanmas?na yol açan Einstein’?n “Görelilik Kuram? ve Heisenberg’in “Belirsizlik ?lkesi” gibi baz? fizik kuramlar?n?n etkisi ile pozitivist paradigmadan postpozitivist paradigmaya bir dönü?üm gerçekle?mi?tir (Ar?, Armutlu, Tosuno?lu, & Toy, 2009, s. 114). Özellikle Karl Popper’?n s?nanabilirlik ve yanl??lanabilirlik üzerine olan tart??malar? postpozitivizmin bel kemi?ini olu?turur. Sonras?nda ise Paul Feyerabend Yönteme Kar?? (2017) isimli eseri ile pozitivist paradigman?n Bat? akl? ve kültürünün bir sonucu oldu?unu ve niçin hakiki bilgiye bizleri ula?t?ramayaca??n? aç?klayarak postpozitivist paradigmaya yönelik en önemli eserlerden birini kazand?r?r. Bu dönü?ümle pozitivist bilimin “do?ru” anlay??? ve “hakiki bilgi” tan?m? da sorgulanmaya ba?lam?? ve bilginin insan olarak ara?t?rmac?n?n yorumunun ve kültürel art alan bilgisinin bir sonucu oldu?u için nesnellikten söz edilemeyece?i gündeme gelmi?tir. Sosyal bilimler ba?lam?nda yorumland???nda ise bu durum nicel ara?t?rma yöntemlerinden nitel ara?t?rma yöntemlerine bir yönelme anlam?na gelir. Pozitivizmde hiyerar?ik olarak kabul edilen, nedensellik içeren genellemelerin yerini postpozitivizmle birlikte heterar?ik, öngörüye kapal?, etkile?im gerektiren yap?lar al?r. Dolay?s?yla evreni bir bütün olarak, tümevar?m ile incelemek postpozitivist paradigmaya göre mümkün de?ildir, zira evrendeki her parça etkile?im içindedir. Postpozitivizmin bu etkile?imsel ve bütüncül anlay???, ara?t?rma konusu olan ki?i, toplum ve kültürlerin ve bunlar aras?ndaki ili?kilerin ancak nitel ara?t?rma yöntemleriyle incelenmesini mümkün k?lm??t?r. Postpozitivist paradigma pozitivist paradigman?n aksine bilgilerin do?rulanabilirli?inden de?il, yanl??lanabilirli?inden söz eder ve bulgular?n? yasala?t?rmaya ya da genelle?tirmeye çabalamaz.
Ontolojik olarak postpozitivizm t?pk? pozitivizm gibi gerçekli?in mevcut oldu?unu kabul eder; ancak pozitivizmden farkl? olarak ele?tirel realizmden ve düalizmden beslenir. Ele?tirel realizm, insan?n art?k ara?t?rma sürecinde aktif bir özne olarak kabul etmekten ve evrene dair bilgilerimizin kusurlu oldu?undan dolay? kusursuz bir bilgiye ula?amayaca??m?zdan ileri gelen, nispeten agnostik bir seçimdir. ?eylerin bilgisi postpozitivizm ile birlikte zaman ve ba?lamdan ba??ms?z de?il, zaman ve ba?lam ile etkile?im içinde ele al?n?r. Bunun ba?l?ca sebebi postpozitivistlerin kültür, toplum ve insan? da ara?t?rma sürecine dahil etmesinden gelir.

Post Author: admin

x

Hi!
I'm Erica!

Would you like to get a custom essay? How about receiving a customized one?

Check it out